Tek Seansta Psikolojik Sorunların Üstesinden Gelmek!

Mucize-Hikayesi

Bugün bir televizyon programında bir uzman! tek seansta Vajinismus! Panik atak! Depresyon! Gibi psikolojik problemleri çözdüğünden bahsediyordu. İlgimi çekti ve biraz izledim. Kendi geliştirdiği bir yöntemden bahsediyor ve insanlara tek seansta nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor. Kendi geliştirdiği yöntemin ne bilimle ne de başka bir bilimsel otorite ile alakası var.

Zaten iyi bir psikoloji eğitimi almış kişi, insanların yaşamış olduğu sorunların bir günde ortaya çıkmadığı gibi onların bir günde tamamen çözülmesinin de imkansız olduğunu bilirler. Çünkü psikolojik rahatsızlıkların düşünce-duygu-davranış alt yapısı vardır. Bu alt yapıyı tam anlamıyla anlamak, nereye ve nasıl müdahale de bulunacağını çözmek bile en az bir seans sürmektedir. Orada bir kelime oyunu olduğunu düşünmekteyim ya bir seans dedikleri uzun bir zaman dilimi ya da bir seansı 15-20 saat sürüyor olmalı. Bunun başka açıklaması olamaz.

Psikolojik problemler her ne kadar bir kategoriye sokulsa da kişiye özel durumlardır. Burada kişiye özel bir terapi programı hazırlamak gerekir. Yaşanılan olaylar aynı olsa bile insanların üzerinde ki etkileri farklı olabiliyor. Bu yüzden o kişinin nasıl etkilendiği anlamak gerekir. Sadece belirtilerden yola çıkarak terapi süreci başlatmak ilerleyen aşamalarda belirtileri bastırmaya veya kontrol altına almaya yardımcı olabilir. Fakat hastalığın nüksetmesini engellemek için bilişsel zemine müdahale etmek gerekir.

Konuyu çok dağıtmadan asıl konuya geleceğim yani tek seansta psikolojik sorunları çözmek sorunsalı… Gerçekten de bahsedildiği gibi bu rahatsızlıklar tek seansta çözülüyor mu? İnsanlar tek seansta kendilerini iyi hissedebilir fakat bu sorunu çözdüğü anlamına gelmez. Bu iyi hissetme hali en fazla bir ya da iki hafta sürer ve daha sonra problem tekrar ortaya çıkar. Peki bu iki haftalık iyileşme iyi bir şey mi? Kesinlikle iyi bir şey değil çünkü problem tekrar ortaya çıkınca kişinin iyileşeceğine olan inancını olumsuz etkileyecektir. Bu da daha sonra düzenli bir psikoterapi alacaksa onu olumsuz etkileyecek veya düzelmeyeceği düşüncesi ile terapiye başvurmasını engelleyecektir.

Psikolojik problemlerin kalıcı bir şekilde kontrol altına alınabilmesi için düzenli bir terapi programı almak şart. Birkaç seansta kendini iyi hissedebilirsin fakat bu iyi hissetme hali kalıcı olmayacaktır.

Peki, nasıl oluyor da bu insanlar tek seansta danışanları tedavi ettiklerini söyleyebiliyorlar. Eğer insanların dikkatini çekmek istiyorsan dikkat çekici bir söylemin olmalı. Ben seni tek seansta iyileştiririm dediğinde insanlar seni tercih edecektir. Çünkü insanlar hem zaman hem de maddi açıdan yola çıkarak sorunlarının çok kısa sürede düzelmesini istemektedirler. Fakat kısa zamanda daha az parayla sorunumu halledeyim derken hem zaman hem de para kaybına neden olmaktadır.

Tek seansta iyileştireceğini iddia eden kişilere başvuran kişiler genelde tek seansta iyileşmeyince bu uzmanların! söylediği “yaşadığınız sorun büyük o yüzden bir süre daha çalışmalıyız.” Yani bunun Türkçesi biz sizi kandırdıktır.

Kendini nasıl sunduğun çok önemli, seni tek seansta iyileştireceğim demek bir alışveriş mağazasında normal fiyatı olan bir ürünün yüzde elli indirimde gibi göstermeye benzer. Aynı fiyattır ama indirimde olduğunu görünce insan alma ihtiyacı hisseder. Burada da kendini bu şekilde sunarsan insanlar daha çok rağbet edecektir.

Televizyon programlarına çıkan uzmanlara gelecek olursak, eskiden televizyonlar uzman bilgisine bakarak insanları programlara davet ediyorlardı. Şimdi ise maddiyata dökülmüş durumda. O programlara çıkan insanları görünce çoğu zaman şaşırıp kalıyorum. Ama program yapımcıları kişinin bilgisinden ziyade programa ödediği parayla daha çok ilgilendikleri için bu durum ortaya çıkıyor. Bu yüzden televizyon programlarında çıkan uzmanlara da çok rağbet etmemek gerekiyor. Bunun yolu da araştırmaktan geçiyor. Başvurmayı düşündüğünüz veya televizyonda dinlediğiniz kişi gerçekten bu işin ehli mi? Yoksa sadece kendi reklamını mı yapıyor?

Psikoterapi denilen şey bir insanın arkadaşına verdiği tavsiyeden çok farklıdır. Eğer bana tavsiyelerde bulunsun diye bir psikoloğa başvuruyorsanız yanlış yaparsınız. Sizin tavsiyeye değil özgür düşünerek, yaşamış olduğunuz sorunları çözebilecek zihin seviyesine ihtiyacınız var. Bu da öncelikle kişinin ne yaşadığının tam olarak farkında olması ve alternatif çözümler üretecek özgür zihne sahip olması ile olur. Zihniniz özgürleştiğinde ihtiyacınız olan tavsiyeleri kendiniz bulabileceksiniz.

İyi Uzmanlar ve İyi Reklam Yapan Uzmanlar

Eskiden fısıltı gazetesi dediğimiz şey vardı ve insanlar birbirlerine bazı uzmanları önerirlerdi. Şimdi ise insanlar daha çok reklamlardan etkilenerek seçimler yapıyorlar. Yani artık meslekte iyi olman yeterli olmuyor. İyi reklam yapıp kendini tanıtmanda gerekiyor. Konu psikolojik sorun olunca ve ülkemizde psikoloğa gitme hala iyi gözle bakılmazken bir kişinin psikoloğunu başka bir kişiye önermesi çok rastladığımız bir durum değil. Bu alanda fısıltı gazetesi pek işlemiyor anlayacağınız. Bu durum şöyle bir risk ortaya çıkarıyor meslekte iyi olmayan fakat iyi reklam yapan uzmanlar veya kendini bir alanda uzman gibi gösterenler. Yarım doktor candan yarım imam dinden eder düşüncesinden yola çıkarsak. Bu risk önemli bir risk ve insanlara ciddi zararlar verebilecek bir durum. Bu riski azaltmak için  ise iş yine insanın kendisine düşüyor. İyi araştırma yapma ve gittiği uzmanın mesleki geçmişini sorgulama.

Bizde bir doktorun ya da psikoloğun mesleki geçmişini sorgulama çok yapılan bir şey değil. O uzmana saygısızlık gibi algılanıyor ama bu sorgulamayı yapmak sizin sağlığınızdan daha önemli değil. O yüzden psikoloğunuzu iyice araştırmanız ve sorgulamanız gerekiyor. Öyle ki psikolog diye gittiğiniz kişi psikolog bile olmayabilir. Mesela ben Prof. Dr. Ahmet MARANKİ’yi tıp doktoru sanırdım fakat Endüstri mühendisiymiş! Psikologluk meslek bir yasası ile korunmadığı için çok kısa süreli eğitimler sonrası bile insanlar kendilerini psikolog olarak tanıtabiliyorlar.

İnsanlar er ya da geç iyi uzmanları buluyor ama bazı danışanlar ciddi anlamda travmatize edilmiş olabiliyorlar. Bu da danışanın yaşadığı psikolojik problemin çözümünü daha da zorlaştırıyor. Daha kısa zamanda ve daha ucuza bir sorunu halledeyim derken hem zaman hem de para kaybedebiliyoruz.

Psikoterapiye ödenen para konusunda da açıklama yapmakta yarar var. Şöyle ki genelde psikoterapinin çok pahalı bir tedavi yöntemi olduğu söylenir ama 15-20 dakikalık bir cerrahi operasyondan daha ucuz olduğuna emin olabilirsiniz.  Psikoterapi sonrası hayatınızda yeni farkındalıklar kazanacaksınız. Yıllardır zihninizde ve beyninizde taşıdığınız ağırlıklardan kurtulup yeni bir hayatın kapılarını aralayacaksınız. Bu anlamda elde ettiğiniz verdiğinize değeceğine emin olabilirsiniz. Toplamda ödeyeceğiniz para cebinizde ki cep telefonları kadar pahalı olmadığını bilmenizi isterim.  Ayrıca bazı kurumlar paket program yaparak ödediğiniz ücrette önemli indirimler yapıyorlar. O seçenekleri de sormanızı öneririm.

Son bir paragrafla konuyu toparlarsak, psikolojik sorunların çözümü için acele etmeyin, bu bir süreçtir. Bu süreci iyi takip etmeniz sorunlarınızı kalıcı şekilde çözmenize yardımcı olacaktır. Bu süreç kişiden kişiye değişmekle beraber ortalama 3-4 ay arası sürmektedir. Başvurmadan önce iyi bir araştırma yapınız ve sizi yardımcı olacağına inandığınız kişiyi tercih etmenizi öneririm. Tek seansla sorununuzu çözerim diyenlerden uzak durunuz çünkü tek seansta size ciddi zararlar verebilirler.

 Psikolog Ayhan ALTAŞ

Psikoterapist & Hipnoterapist & Emdr Terapisti

www.bursapsikologum.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir