“Günlük sıradan konuşmalarda genellikle sözlerinizi ilişkilendiren bir bağı korumaya çalışırsınız; bunu yaparken ana temadan çok uzaklaşmamak için yan konuları yada araya giren düşünceleri dışarıda bırakırsınız. Fakat şimdi burada farklı konuşmalısınız. Konuştukça kendi bazı eleştirileriniz ve karşı çıkışlarınız nedeniyle yadsımak isteyeceğiniz çeşitli düşünceleriniz olacak. Bunlar hakkında “bu önemsiz ya da ilgisiz yada mantıksız ”diye düşünme eğiliminde olacaksınız ve bunları söyleme eğiliminden kaçınacaksınız. Bu tür eleştirel yaklaşıma kendinizi kaptırmayın. Belirtmek istememenize rağmen bu düşüncelerinizi söyleyin. İzlemeniz gereken tek uyarı olan bu öğüdün nedeni daha sonra açıklığa kavuşacaktır. Zihninizden geçen her şeyi belirtin. Kendinizi bir trende yolculuk yaparken, pencereden seyre daldığınız sürekli değişen görüntüleri yanındakine betimlemeye çalışan bir yolcu gibi düşünün. (Ford & Urban. 1963. s. 168).”
Psikoterapi, eğitimli bir profesyonelin başka bir kişiye ( danışan ya da hasta) daha farklı davranması ya da hissetmesi için yardım etmeye çalıştığı sosyal bir ilişkidir. Bir diğer deyişle, tedirgin bireylerin stresin olumsuz sonuçlarını azaltmaları ve daha fazla yaşam doyumunu başarmaları için düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını, birincil olarak sözel bir yardım etme yöntemidir. Terapist, belirli bir kuram ya da düşünce okulunun koyduğu kurallara uygun işlemleri izler. Temel varsayım, bir güven ilişkisinde, belirli türden sözel ve sözel olmayan alışverişlerin kaygıyı azaltma ve kişinin kendisine zarar veren ya da tehlikeli olan davranışlarını ortadan kaldırma amaçlarına ulaşmayı sağlayacağıdır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, profesyonel yardım arayan ya da bunun için gönderilen kişiler, olasılıkla zaten, kendilerini daha iyi hissetmek için profesyonel olmayan yolları denemişler ve rahatlama elde edememişlerdir. İnsanların çoğunluğu, terapiste gitmeden önce, arkadaşları ya da eşlerine sırlarını açmışlar, beklide aile doktorlarıyla görüşmüşler, din adamlarına danışmışlar, belki de çok popüler olan kendi kendine yardım kitaplarını okumuşlar ya da yardım programlarını denemişlerdir. Psikolojik sıkıntı içindeki bazı kişiler için bu seçeneklerin bir ya da bir kaçı yeterli rahatlama sağlar ve daha çok yardım aramazlar. Fakat diğerleri için bu girişimler yetersiz kalır ve bu kişiler çaresizlik, sıklıkla da ümitsizlik içine düşerler. Ruh sağlığı kliniklerine, üniversite danışma merkezlerine ve özel çalışan profesyonellere başvuranlar bu kişilerdir.
Terapi bir çok bakımdan yakın ilişkilerin özelliklerini taşır. Ama temel motivasyonunun sorun çözmeye yönelik olması, bunun için bir tekniği ve bir teorisi olması, tıp felsefe psikoloji gibi bir çok disiplini bu amaç için kullanması, yapılandırılmış bir ilişki olduğu için yanlış anlaşılma olasılığının göreceli olarak az olması terapi ilişkisini diğer ilişkilerden ayırır.




Yorumlar