Mutsuz olmanın Yollar 1

depresyon34

Mutluluk,  kişiden kişiye değişen ve genel geçer tanımı olmayan göreceli bir kavramdır. Bir kişiyi mutlu eden şey başkasını mutlu etmeyebilir, bir kişi için büyük mutluluk kaynağı olan bir şey  başka biri için mutsuzluk kaynağı bile olabilir.

 

Bana göre mutlu olmak için yetersiz olan şey bir başkası için fazlasıyla yeterli olabilir. Mutluluk göreceli bir kavramsa ve insanlar en küçük şeylerden mutlu olabiliyor  ve bazı insanlar da en büyük şeylerden bile mutlu olamıyorsa. Bu kişinin bireysel beklentileri ve algılarından kaynaklanır. Algılar her bireyde farklı işliyor, aynı yere bakıp farklı şeyler görebiliyor insanlar. Hatta bazen aynı kişi aynı yere bakıp farklı zamanlarda farklı şeyler bile görebiliyor. Bu gün beni mutlu eden şey yarın mutlu etmeyebiliyor, algılarımızın mutluluğumuz da ve tüm hayatımız da ne kadar etkili olduğunu gösterdiğini düşündüğüm bir hikaye paylaşmak istiyorum.

 

Bir mahalle de yaşayan yaşlı bir adam varmış, o mahalle de yaşayan muzip çocuklar çok gürültü yapıyor ve yaşlı adamın evinin önündeki çöp tenekelerine vurup döküyorlarmış. Yaşlı adam artık çöp tenekelerinin ve çocukların çıkardığı gürültüden bıkmış durumda her gün çocuklara yapmayın etmeyin diyip kızıyormuş. Ama nafile yaşlı adamcağızın kızmalarının hiçbir faydası olmuyormuş, adam kızdıkça çocuklar daha fazla gürültü yapıyormuş. Yaşlı adam bakmış ki bu çocuklar kızmaktan bağırmaktan anlamıyor, kızdıkça daha fazla ses çıkarıyorlar. Düşünmüş taşınmış ve farklı bir yol denemeye karar vermiş. Bir gün çocukları çağırmış ve bir anlaşma yapmış. Çocuklar her gün gürültü yapacak ve çöp tenekelerini tekmeleyecek, bunun karşılığında da çocuklara beş lira para verecekmiş. Bunu duyan çocuklar şaşırmış kalmış biz zaten bunu yapıyoruz bu yaşlı adam ne diye bize bu teklifte bulundu ki gibi kendi aralarında konuşmalar eşliğin de anlaşmayı kabul etmişler. Bir süre çocuklar yaşlı adamdan parayı almışlar. Bir süre sonra yaşlı adam çocukları çağırıp konuşma yapmış. ‘’Çocuklar maddi olarak zor bir dönem geçiriyorum bu yüzden paranızı biraz düşüreceğim bundan sonra size üç lira vereceğim bundan dolayı sizden özür diliyorum’’ demiş. Bunu duyan çocukların suratı asılır ve homurdanarak üç lirayı alıp giderler. Bir süre daha devam ettikten sonra yaşlı adam tekrar çocukları çağırır ve der ki çocuklar maddi sıkıntı o kadar fazla artı ki size anca bir lira verebileceğim, bundan dolayı sizden özür dilerim biliyorum verdiğim sözü tutamadım. Çocuklar kendi aralarında konuşurken sesler yükselir suratlar asılır homurdana homurdana bir lirayı alıp giderler. Yine aradan bir süre geçer ve yaşlı adam tekrar çocukları çağırır ve der ki çocuklar maddi sorunlarım artık beni aşmaya başladı kusura bakmayın artık size para veremeyeceğim. Bunu duyan çocuklar iyice kızarlar ve para yoksa bizde işimizi yapmayız derler ve kızarak giderler.

 

Yukarıda ki hikayede de gördüğünüz üzere algılarımızı değiştirdiğimiz zaman hiç beklemediğimiz sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Algılarımızın bize zarar vermesine engel olmak istiyorsak onları kontrol altına almayı öğrenmeliyiz. Kendimizin ve algılarımızın farkında olmalıyız, mutsuzluğumuzu engellemek ve mutluluğa ulaşmak elimizde.

 

Hazırlayan:  Psk. Ayhan ALTAŞ

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir