Hipnoterapi

Hipnoz Nedir ?
hipnoz (2)
Hipnoz kelimesi eski Yunancada “hypnos=uyku” anlamına gelir. Ancak hipnoz bir uyku hali olmayıp, aksine uyanıklık halidir. Elektroensefalografi (EEG) kullanılan modern araştırmalarda elde edilen beyin ritm örnekleri, hipnotize edilmiş bir kişinin, uyku ile uyanıklık arasında olduğunu göstermektedir. Hipnotizma ise; hipnoz yaparken kullanılan tekniklerin tümüdür. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde hipnoz, “Sözle, bakışla, telkin yapılarak meydana getirilen bir çeşit uyku hali ki, bu halde uyuyan kimse (denek), uyutanın etki ve telkinlerine açık, fakat dış dünyanın başka etkilerine karşı kapalıdır.” şeklinde tarif edilmektedir.
 
Hipnozun dereceleri nelerdir?
 
Hafif Trans: Hipnozun başlangıcında görülür. Hafif bir gevşeme, hafif bir sersemlik halidir. Deneğin gözleri kapandığı halde göz kapaklarında titremeler olur. Deneğin zihinsel faaliyetlerinde zayıflama, kol ve bacaklarda ağırlaşma, fizyolojik faaliyetlerde yavaşlama görülür. Bütün bunlara rağmen deneğin bilinci yerindedir.
 
Orta Trans: Orta trans safhasında hipnoz hali açık-seçik biçimde görülür. Denek, hipnotizörün sesine tam olarak şartlanır. Duygular hipnozun bu safhasında kesinlik kazanır.
 
Tam ve Derin Trans: Tam ve derin transta, trans hali bozulmaksızın deneğin gözleri açtırılabilir. Deneğin gözleri açık olmasına rağmen, donuktur. Çevresindeki gürültülerin hiçbirini duymaz. Kendisine hipnotizörün verdiği şekli aynen, bozmadan korur. Deneğin gözlerinin bakışı sabittir. Tam uyuşukluk hali tüm vücuda yayılmıştır. Bu safhada denek üzerinde çeşitli testler rahatlıkla yapılabilir.
 
hipnoterapi
Hipnoterapi : Hipnoz yöntemi kullanılarak yapılan terapi yöntemidir.
 
İnsanın ruhsal yönü onun temel yapısını teşkil eder. Bedenimiz ruhsal yönümüzün etkisiyle düzgün çalışıyor veya bozuluyor. Ruhsal yön düzeltilmeden bedendeki bozukluk giderilemiyor.
 
Hastalıkların oluşmasında da kişinin kendi kendine yaptığı olumsuz telkinler neden oluyor. Korkular, üzüntüler, endişeler, stres, birçok ruhsal hastalığın yanında, organik hastalıklara da sebep oluyor. Mide ülseri, alerjiler, kolit v.s. bu tür psikosomatik hastalıklardır.
 
Hipnozun faydasını sözler, telkinler ve manyetik paslar oluşturur. Hipnoz insanın ruhsal yönüne hitap ettiğinden, telkinlerle ,negatif inançların yerini olumlu inançların yer alması sağlanır.
 
 
Hipnoz esnasında kişi normal uykuya benzemeyen bir gevşeme halindedir. Şahıs dış dünyayla ilişkisini kesmiş, ruh beden bağı gevşemiştir. İşte bu haldeyken kişiye yapılan telkin, uyanık haldeki telkinden çok farklıdır. Hem daha güçlü hem daha etkilidir. Çünkü normal haldeki telkin bilince hitap eder. Bilinç onun üzerinde bazen doğru bazen yanlış kararlara varır. Vardığı sonuçları ruha sunar. Ama bu arada telkinin etkinliği azalmış, doğruluğu hakkında kaygılar başlamıştır.
 
Oysa hipnoz içindeki telkinde doğrudan ruha telkin yapılır. Beynin düşünce ile işi karıştırmasına izin verilmez. Ruh doğrudan alıp benimsediği telkinlere uyarak davranışa geçince ruhsal sıkıntıya neden olan birçok yanlış inanışlardan, duygulardan kurtulması kolaylaşır.
 
Hipnozda verilen telkinlerin kişiyi olumlu davranışlara yönlendirmesi, düşüncelerin değiştirilmesi ile olur.
 
Düşünce nasıl bir güçtür? Düşünceler ve tahayyüller, insan bedenine büyük etkisi olan güçlerdir. Tahayyül (imge, imaj), zihinsel olarak yaşanılan bir düşünce olduğu için, onun etkisi daha da büyüktür. Düşünce ve tahayyüller, devamlı ruha etki yaparlar ve ruhu yönetirler. Bunların ruha etkili olabilmesi için, inanılan ve doğruluğu kabul edilen bir telkin tarzında tekrar tekrar ruha gelmesi gerekir. Düşünce ve telkinler ruhça benimsendikçe, onun inancı ve hayat düsturu (ilkesi veya tutum yasası) olurlar. Yaşam ilkesi ve tutum yasası olan düşünceler, yani inançlar, kişinin her çeşit davranışına yön verdiği gibi, onun organlarının ve tüm bedeninin çalışmasına da etkili olmaya başlarlar. Bu etki zamanla gelişen, artan, biriken bir karakter gösterir. İyi ve olumlu düşünce ve tahayyüller ve onlara uyan inançlar, bedende ve ruhta olumlu, sağlığı, gençliği artırıcı etki yaparlar. Olumsuzlar da sağlığı bozan, huzuru bozan, mutsuz eden etki yaparlar.
 
Neler Gerekir?
 
Hipnotizörün hipnoz tekniğini çok iyi bilmesi ve tecrübeli olması,
Kişinin hipnotizöre inanması, güvenmesi, aralarında karşılıklı saygılı bir sevgi bulunmalıdır.
Hipnotizörün kişinin hipnoz hakkındaki endişelerini, yanlış düşüncelerini gidermesi, hipnozun faydalarını anlatması gerekir.
Hipnotizörün işini sevmesi, çok sabırlı ve hoşgörülü olması gerekir.
Hipnozun Uygulama Alanları
 
  • Dikkat – konsantrasyon geliştirme
  • Bilinç altını yeniden yapılandırma
  • Konuşma bozuklukları, kekemelik
  • Takıntılar , tikler
  • Her türlü korkular (yükseklikten, karanlıktan,
          uçağa binmekten, kalabalıktan,   başarısızlıktan
          yangından, denizden, hayvanlardan vb. korkma)
  • Sınav kaygısı ve diğer her türlü kaygılar
  • Panik atak
  • Sokağa çıkamama (agorafobi)
  • Depresyon
  • Stres
  • Uyku bozukluğu
  • Özgüven – öz saygı sorunu
  • Sporcu performansını artırma
  • Doğuma hazırlık
  • Yeme bozuklukları, Kilo sorunu
  • Öğrenme güçlüğü
  • Okul başarısızlığı
  • Yanlış alışkanlıkların değiştirilmesi
  • Psikolojik nedenlere bağlı ağrılar, sindirim sistemi rahatsızlıkları, migren vb.
  • Çocuklarda gece altını ıslatma, tırnak yeme, parmak emme vb.
  • Ergenlik sorunları
  • Ruhsal kökenli allerji ve cilt hastalıkları
  • Yakının ölümü, boşanma ,deprem, yangın gibi travmalar
  • Cerrahide, ameliyatlarda anestezi olarak ağrısız doğum, ağrısız diş çekmede.
Hipnoz Kimlere Uygulanmaz
 
  • 5 yaşından küçük çocuklarda genellikle etkili olmaz.
          Ama çocuk zeki ve erken gelişmişse hipnoza girebilir.
  • Akıl hastaları
  • Zeka özürlüler
  • Bunamış yaşlılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir